
Mehmet Uzun
BİR KALEM BİR TUTAM SİTEM
Merhaba değerli okurlar
Yaklaşık on bir yıldır büyük çekmecedeki gazetemde (yerelhaberim . net) ,
burada ise kısa bir süreden beri naçizane köşe yazısı yazmaktayım.
Okurlarımın yorumları beğenileri, eleştirileri, katkıları beni hep motive etmiştir.
Doğruyu bulmam yönünde bana hep bir kılavuz olmuşlardır.
Burdan hepsine çook teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum kendilerine..
Ama ne yazık ki her şeyde bir ilk olduğu gibi bir önceki köşe yazımda ağır eleştirildim.
Hakarete uğradım, işin garip tarafı da , sanırım iyi niyetle kaleme aldığım için olsa gerek,
Neyle suçlandığımı önce fark edemedim, somut bir şey göremedim.
Yada ben cahil biriyim, aklım yetmedi bunu görmeye.
Efendim her kalemi eline alan yazar oluyor gibi bir benzetmeyi üzerime yapıştırmaya
kalktılar. Eğitimim neymiş ? Ya da sanki ben mobilyacıymışım yazar olmazmışım?
gibi suçlamalara maruz kaldım. bu gazetedeki köşe yazımla.
Evet bende herkes gibi çalışıyorum alnımın teriyle. Mutfak dolapları yapıyorum, yani
üretiyorum. Bir emekçiyim, vergimi veriyorum suç mu? Ayıp mı bu? Söyleyin lütfen.
Evet siyasalı filan okuyamadım. Fakirdik, babam ameleydi. İşçiydi. Halen işçi emeklisidir.
Ben ona kurban olayım. dünyanın hiç bir babasıyla ben babamı değişmem, değişemem.
Orta okul terkim. Buna rağmen bir çok stk da görev aldım. Belediye Meclis üyeliği yaptım.
Peki beni bu konumlara getirenler ne diye getirdiler? Param yok yani, para gücü değildi.
Neydi sizlere göre?
Yine evimde bir sürü plaket ödüller var. Bunları bana niçin verdiler? Hatta 2002 yılında
Büyükçekmece ve çevresinde yılın Belediye Meclis üyesi seçildim ve üstelik, iktidarda
olan bir partinin değil, muhalefet tarafından.
Yine bu cahil, okumamış, eline kalemi alıp kendini yazar zanneden kişiye bu ülkenin
en başındaki insanı, Sayın Başbakanımızın özel düğün davetini aldım. Hatta kendileriyle
telefonla da görüşebilmiş, hal hatır sorabilmiş biriyim.
Kendilerine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Köşemden beni mecbur bıraktılar
bunları yazmama…
Gurbetteki bir Erzurumlu olarak memleketimle, memleketim insanıyla her zaman
gurur duymuşumdur ve duyuyorum.
Başarılı Erzurumluları zaman zaman köşeme de taşıyorum. Herkesi taşıyacak. Ne hafızam
var, ne de köşe müsait. Çünkü bütün hemşerilerim başarılıdır, dadaş olmaları bile bana göre
bir şans bir başarıdır.
Buradan bütün Erzurumlu hemşerilerime sesleniyorum! Eleştirildiğim konuda ben cezalandırılması gereken birimiyim ? Beni sizler yargılayın, eğer varsa bir kabahatim boynum kıldan incedir.
Yine birini bilmeden, kırmış üzmüşsem binlerce kez özür dilerim. Bu korkumdan değil, bu
asaletimden, babamdan gelen bir gen yüzündendir. Elimde değil babam ; “oğlum başın her daim eğik olsun dolu başakların başı hep eğiktir” derdi. Bende onun dediğini yapıyorum.
Kralından korkmam, çekinmem. Sabrımız da vardır, sözümüz de !
Ama sabrımızı daha çok tercih ediyoruz.
Sağlıcakla kalın.
Not: bu arada bu güne kadar hiç bir gazeteden bir tek kuruş dahi aldığım yoktur bu biline…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.