Ömer Faruk Kızılkaya

Ömer Faruk Kızılkaya

ERZURUM HAKKINDA BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

Erzurum’un tarihinin tahminen MÖ 4000  yılına kadar gittiğini; bu vesile ile Urartular, Kimmerler, İskitler, Hititler, Medler,  Persler,  Romalılar, Bizanslılar, Sasaniler, Emeviler,  Selçuklular, Moğollar, İlhanlılar,  Safeviler,  Osmanlılar ve Türkiye Cumhuriyeti devleti sınırları içinde yer aldığını,

Erzurum’un en eski yerleşim yerlerinin Güzelova Höyük ile Karaz Höyük olduğunu, bunun yanı sıra bölgede  Sos Höyük ile Pulur Höyük’ün de eski yerleşimler olduğunu,

Erzurum’un Müslümanların eline ilk geçişinin 638 yılında (Hz. Ömer zamanında) olduğunu (Geçen sene bir gazete haberi Merhum Ömer Nasuhi Bilmen’i kaynak göstererek Abdurrahman Gazi’nin, Hz.Ebubekir’in oğlu olduğunu iddia etmişti. Bu bilgi ile Erzurum’un, Hz. Ömer döneminde ele geçirildiği iddiası da doğrulanmış olabilir.),

Türklerin Anadolu’ya girişlerinin ilk 1048 Pasinler Savaşı’yla olduğunu,

Erzurum’un, Kuzey yarım kürede en yüksekte kurulmuş en büyük şehir olduğunu,

Erzurum’da on iki farklı yerde kaplıca olduğunu,

Erzurum’da 21 tane tabya bulunduğunu ve bu tabyaların sağlam durumda olduğunu,

Erzurum’un Karayazı ilçesinde Cünni Mağarası’nda mağara yazıtları olduğunu ve Türk tamgalarının bulunduğunu (Bu tamgalar Türklerin daha önceden Anadolu’ya geldiklerini gösterir. Maalesef bu yazıtlar defineciler tarafında son yıllarda tahribata uğramıştır.),

Hınıs ilçesi ile Tekman ilçesi arasında büyük bir kanyon olduğunu ve bu kanyonun Amerika’daki Grand Canyon (Büyük Kanyon)’a benzediğini,

Narman ilçesinde Peri Bacaları’nın bulunduğunu,

Uzundere ilçesinde Türkiye’nin en büyük, dünyanın da sayılı büyük şelalelerinden Tortum Şelalesi’nin bulunduğunu,

2011 yılında Şankaya ilçesinde Şirvaz Şelalesi’nin bulunduğunu, bunun da yine Türkiye’nin en yüksek şelalelerinden biri olduğunu (37 m),

1847 yılında Erzurum seyahatini bitiren Robert Curzon’un Erzurum’u bir Ermeni şehri olarak tanıttığı Armania isimli eserinde Erzurum Ovası’nda 171 çeşit kuş türü tespit ettiğini (Erzurum’un göçmen kuşların göç yolu üzerinde kurulmuş olduğunu ve bu vesile ile kuş gözlem turizmi için önemli bir noktada yer aldığını),

Aziziye ilçemizde bir Balıklı Göl bulunduğunu ve bu gölün acıklı bir hikayesi olduğunu,

Büyükşehir Belediyesi Başkanımız Sayın Mehmet SEKMEN şehirde tekstil fabrikası açacağını söyleyip aylardır uygun yer ararken Tortum ilçemizde devasa bir iplik fabrikasının çürümekte olduğunu,

Erzurum’un tarihi İpek Yolu’nun üzerinde yer aldığını ve Osmanlı döneminde en önemli üç gümrükten biri olduğunu,

Erzurum’a turist olarak gelen Ermenilerin burada çektikleri video ve fotoğrafları “Youtube” gibi sosyal paylaşım sitelerinde “işgal altındaki topraklarımız” adı altında paylaştıklarını; bir grubun gelip Erzurum Kalesi’nde kendi halk oyunlarını oynayıp, Taşnaksutyun Parti binasını bularak internette paylaştıklarını,

Erzurum’un uyuşturucu kullanımında Türkiye genelinde 17. Sırada olduğunu ve kullanma oranının her geçen gün daha da arttığını [Bu bilgi bir yetkiliden alınmıştır ama yöneticiler bunu inkâr etmektedirler. Oysa inkâr ancak gerçekleri görmemizi geciktirir. Geciken bu durumun patlaması ise maalesef daha feci olaylarla kendini gösterir. Özgecan olayının tartışıldığı şu günlerde Musa Kang olayının ve perde arkasının (otopsisinde bulunanların ifadeleri kan dondurucuydu)hatırlanması ve bunlara tedbir alınması, daha feci olayların patlak vermesini engelleyecektir. Gerçekleri inkâr etmek ancak geleceğimize ve Erzurum’umuza zarar verecektir.]

Şehirde suç için kullanılan metruk binaların sayılarının azımsanmayacak ölçüde olduğunu ve bunlara çözüm bulmakta zorlanıldığını,

Erzurum’da uyuşturucu imal edildiğini, uyuşturucu kullananların cami tuvaletleri de dâhil olmak üzere birçok yeri sahiplendiklerini,

Devlet tarafından dar gelirli ailelere dağıtılan kömürlerin teslim anında eksik verildiğini ve arttırılanların birileri tarafından satıldığını (Geçen sene bir programda bunu açıklamıştım. Bir arkadaşımızın başına geldi. 10 torba eksik verilmişti, çok ısrar etmemize rağmen ertesi sene hiç verilmez endişesiyle şikayet edememişti.),

Dar gelirli ailelerin de kendilerine verilen kömürleri çeşitli sebeplerden ötürü sattıklarını ve bunların özellikle sanayi taraflarındakilere satıldığını,

Erzurum’da bir kesim jet sosyeteyi yaşarken bir kesimin çaresizlikten kombinadan aldıkları kemikleri yaktıklarını,

Yukarıda bahsettiğim tabyaların tarih turizmi için kullanılması gerekirken fuhuş ve içki- uyuşturucu alemleri için kullanıldıklarını,

Biliyor muydunuz?

Önümüzdeki hafta devamı gelecek…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ömer Faruk Kızılkaya Arşivi

HOCAMIN ŞİİR KOKAN ELLERİNİ ÖPÜYORUM

01 Aralık 2022 Perşembe 22:37

SİHİRLİ SÖZCÜKLERİ UNUTTUK MU?

04 Kasım 2022 Cuma 13:09

TABYALAR HER ZAMANKİ GİBİ SAHİPSİZ!

14 Mart 2022 Pazartesi 09:33

ERZURUM’DAN GÜZEL HABERLER VAR

11 Ocak 2022 Salı 08:19

EKONOMİ KIRMIZI ALARM VERİYOR

20 Aralık 2021 Pazartesi 19:48

İĞRENÇ BİR HAFTANIN ARDINDAN…

26 Kasım 2021 Cuma 18:19

KASIM DADAŞIN HÜZÜN AYIDIR

15 Kasım 2021 Pazartesi 13:34