MANTIK ÖNDEN BUYURUN LÜTFEN

Ortalığın toz duman olduğu bir dönemde değil köşe yazısı yazmak, düşünmek bile insanı korkutuyor.

Size göre doğru olan, bir diğerine göre yanlış algılanabiliyor ne konuşabiliyoruz ne de tartışabiliyoruz.

Vicdanlar bazen çevrim dışı, menfaatler çevrim içi yaşamlarına devam ediyorlar.

Hukuk tabii ki en güvenebileceğimiz bir kurum. Güvenirliliği artık tartışılır hale gelmiş. Bunu yüksek yüksek yerlerdeki büyüklerimiz bile söyleyebiliyorlar basın bültenlerinde.

Diliyorum ki her ne olursa olsun önce kamu vicdanında, sonra da hukuk yoluyla gerektiği ve hak ettiği kabulü görebilsin.

Siyasi partiler birbiriyle küs, yan yana bile gelmekten imtina ederken bizler, yani sokaktakiler nasıl bir araya gelebileceğiz.

Hukuk savunulurken kimi zaman iktidarın bir an önce gitsin de ne olursa olsun mantığı ne kadar yanlışsa, iktidarında güç bende istediğimi yaparım mantığı bir o kadar yanlıştır.

Peki bizler, kasabadakiler, köylerdekiler, sokaktakiler bu süreçte ne yapmalıyız?
Asıl sorun bu bize göre.
Öncelikle duygularımız, mantığımızın arkasından gelmeli, mantığımız ve vicdanımızın hakim olduğu bir beyinle doğru karar vermeliyiz.

Ama ne yazık ki çevremde birçok arkadaşımla artık bu malum konuları konuşmaktan, fikir beyan etmekten çekiniyor ve kaçıyorum.

Bu güne kadar ulusal meselelerde ya şeytan yoldan çıkarmıştır, ya Siyonistlerin yada Yahudilerin işidir diye sıyrılıp çıkıvermişiz. Bir sürü katakulliden daha sonraları bir bakmışız ki hiçte kazın ayağı öğle değilmiş.

Bütün bu gerçekleri anlamamızı yine o ilahi adalet sağlamıştır. Ya birisi farkında olmadan itiraf etmiş, yada eli ayağına dolaşmış. Bizde duymuşuz tesadüfen demokratik bir ülke denilen Türkiye’de ne yazık ki bu süreç hep böyle işlemiş ve bu güne gelmiştir.

Geçmişte epeyce bir süre siyasetin içinde bulunmam ve bir gazeteci olmam hasebiyle gelecek günlerden hiçte ümitvari değilim. Eğer bu kısır çekişme devam eder bir orta yol bulunmaz ise yine biz alt tabakadakilerin yandığı gündür.

Olan yine bizlere olacak. Çünkü bizler belirliyoruz bizleri yönetenleri ve denetleyenleri.
Yani hepsinde bizimde katkımız var. Bir kenara çekilip adam sende deme lüksümüz
asla yoktur. Bundan kesinlikle kaçamayız bizlerde sorumluyuz.

Millet olarak hep duygularımızın peşine takıldığımız için başımızı sık sık duvarlara vuruyoruz ve ne ders çıkarıyoruz nede akıllanıyoruz.

Bu sanatta da böyle siyasette de… Bir siyasinin döktüğü bir iki damla göz yaşına tav oluyoruz, onla beraber ağlıyoruz . Bir sanatçının gözyaşına tav oluyoruz, onun
albümlerini zirveye oturtuyoruz.

İşte en son örneği medarı iftarımız üstün ve çok değerli malum sanatçımızın uçağının elinden alınması nedeniyle o ekranda ağladı, bizim gibi andavallılarda varoşlarda ağladık onunla birlikte.

Bunu bile fark edemeyen insanımızla nereye kadar beraber olursunuz? Nereye kadar
memleket meselelerinde sırt sırta verebilirsiniz?

Diliyorum ki ülkemde bilinç ve mantık bir adım önümüzden yürüsün, duygularımızı hep arkamıza alalım. İşte o zaman doğru bir karar verebilme şansını yakalarız inşallah.

ERZURUM

Erzurumlu bazı köşe yazarlarımız yada Erzurumlu stk lar bir liste çıkarmışlar.
Erzurumlu siyasilerimizin makam ve mevkileri için sevinmişler mutlu olmuşlar.
Saygı duyarım tabii ki, ama ben sevinmedim üzülerek söylüyorum. Çünkü zamanlaması bana göre çok manidar. Keşke daha önceleri her şey normal seyrinde giderken görev verilseydi.  İşte o zaman bende alkışlar ve mutlu olurdum şimdi değilim üzerimde bir burukluk hakim.

Ulu önderimiz bile ilk mebus olurken koskoca Türkiye’de Erzurum’ u seçmiştir. Bu bile
bize bu gün haklı olduğumuzu kanıtlıyor.

Yinede başarılar diliyorum Erzurumlu siyaset yapan büyüklerimize. ALLAH yardımcıları
olsun. Bize bu düşer, gerisi kendi bilecekleri bir şeydir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Uzun Arşivi

YAŞAR NURİ HOCAM BEN YANACAKMIYIM

28 Haziran 2016 Salı 11:40

SAYGI DUYMAK ve SEVMEK

02 Haziran 2016 Perşembe 09:25

YAN YANA AMA BİR ARADA DEĞİLİZ

08 Şubat 2015 Pazar 17:27

HEP ÖLÜM HEP GÖZYAŞI!

04 Kasım 2014 Salı 09:31

PINARHİSAR ÇANKAYA

28 Ağustos 2014 Perşembe 22:28

YERİN ÜSTÜ YERİN ALTI

26 Mayıs 2014 Pazartesi 23:20

OBJEKTİF OLABİLMEK ZORDUR

09 Mayıs 2014 Cuma 23:34

ÖNCE OYU VİCDANINIZDA KULLANIN

25 Mart 2014 Salı 21:17

ÇEVRİM İÇİ VİCDANLAR

25 Şubat 2014 Salı 12:14