
Mehmet Uzun
OLA Bİ BAĞH BİŞİ DÜŞTİ YUKARİDAN
Yine bugün bir nostalji turuna çıkaracağım , sizleri. Gündemde o kadar çok şey var ki ...
Sizler de bıktınız , ben de. Dedim , değişik bir yazı olsun.
Efendim , yıl 1979. İstanbul'da oturuyorum. Askere gitme celbim, yani o gün sülüs
deniliyordu , o geldi. Ben de dedim , Erzurum'a oradan da ispir'e köyüme gidip , bir ziyaret edeyim.
Esenler Otogarı henüz yoktu. Topkapı 'daki Erzurum acentasına gittim.Bilet alacaktım.Bayram üzeri olduğundan dolayı bilet yoktu.Benimde az günüm var . " Ayakta gidebilir misin ? " dediler. " Olur. " dedim , bileti aldımErtesi gün , otogardaydım. Gencim , o zamanlar. Moda Çemberlitaş 'tan bir takım elbise aldım , yelekli filandı. Altına bir çift te ayakkabı , ama ayağımı sıkıyordu biraz.
Neyse otobüse bindim , hayatımda hiç unutamayacağım bir yolculuk beni bekliyordu.Zaten ayakkabılar ayağımı sıkıyor ve ayaktayım. Birkaç arkadaş daha var , benimle aynı kaderi paylaşanGazetemiz , Erzurum gazetesi ; ben de Erzurumluyum. Ne olur sakın kızmayın , darılmayın ; ama bir öz eleştiri yapmak zorundayım.Koskoca otobüste bir Allah' ın kulu , yahu arkadaş gel biraz da sen otur demediler.Diğer ayaktakilere soruyorlardı sessiz sessiz , "Gardaş nerelisin ? ".O da işte Erzurum'un herhangi bir ilçesinden deyince , oturan canlı diyordu ki ; " Ano Hasan dayilardan misin , yoğusa ? " . Ayaktaki " Hee ! " diyordu , " Gel biraz da sen otur " deyip , yer veriyorlardı.Gavur olsa , derdi : " Yahu az bişi de sen otur ! " ; ama gavur değillerdi. Hiç vakit namazlarını kaçırmıyorlardı , hemşehrilerimiz ; müslümandılar yani ( ! ). Bana soran moran yoktu ; çünkü o dönemler Erzurum 'a gidip , oradan başka bir otobüsle ispir'e gidiyorduk.
Neyse , koltuk yüzü göremeden Erzurum 'a indik ; ama ben bitmişim.Falakaya yatırılmış gibi yanıyor , ayaklarım. Tam yirmi saatlik bir yolculuktan sonra , derken ispir'e giden bir küçük otobüse bilet aldım. O da ayakta. Neyse Erzurum 'a kavuşmanın sevinci ayağımdaki acılarımı az da olsa hafifletmişti.İspir otobüsü bagaj alıyordu. Ben de yeni bir bavul almışım , verdim muavine.
O da otobüsün üzerindeki bagaj için yapılan bölüme koydu. O zamanlar alt bagajlar yeterli değildi. Çatı gibi otobüsün üzerine bağlıyorlardı , bagajları.Erzurum - ispir arasında Şabanköprü diye bir yer vardır. Yollar bozuk olduğundan ; İspir , Erzurum 'dan dört saat çekiyordu ( şimdi 2.5 saate düşmüş ). Mecburen , Şabanköprü 'deki lokantada yemek molası veriyordu , otobüs.
Ben yemek yemedim , toktum ; fakat çok affedersiniz , bir wc 'ye gitmem gerekiyordu.Lokantanın wc'si dışarıda derme çatma bir kulübeydi. Yolcular sırada beklerken , ben de o wc' nin yan tarafında beklemeye başladım.Aman Allahım , birden sağ ayağım foşuuurt diye bir çukura battı . Meğer o wc' nin tabii ki ilkel olduğundan , benim bastığım yer sizin de tahmin ettiğiniz foseptik çukuruymuş.Ayağımı çıkardım , bakamadım bile. Lokantanın önünde bir çeşme vardır. Bilek kalınlığında akar , buz gibidir, suyu.
Ayağımı onun önüne tuttum , ayağım dondu. Zavallı , zaten istanbul 'dan oraya kadar ayak olmaktan çıkmıştı. Üstüne üstlük , bir de bu geldi başına.Moralim sıfır , neredeyse ağlayacağım. O yolu bilen hemşehrilerim tanır. Kilins köprüye kadar geldik ; yani ispir 'e yirmi kilometre filan kaldı. Çoruh kenarı gidiyoruz , ben yine ayaktayım.Otobüs durdu , şoför muavine seslendi : " Ola hele bi bağh bişi düşti herhal yukaridan " yani bagajlardan.Kendi kendime diyordum , " Acaba benim bavulum mu ? Yoook canım, daha da neler ,
o kadar bavulun içinden benimki mi düşecek ? " Muavin , elli metre kadar geri gitti ; baktım , yolun kenarından patlayan bavulun
içindeki eşyaları toplayıp , bavula dolduruyor . Doldurdu , koltuğuna aldı.Otobüse doğru yürümeye başladı.Muavinin otobüse doğru her attığı adım , sanki beni asmaya gelen celladın gelişine benziyordu ; çünkü elindeki bavulun rengi benim bavulumun rengindeydi.
Muavin otobüse kadar geldi ! Kimin bavulu mu ? Tahmin edin ! Evet , benim bavulumdu. Gencim , cahilim ; bastım küfürü. Ne şöför kaldı , ne muavin , ne de birinci dereceden akrabaları.Bavulu bağladılar , yine yukarıya . ispir 'e doğru yol alıyorduk ; ama bende ne moral kalmıştı , ne de memleket sevgisi. Bir korkum daha vardı , diyordum : şimdi , bunlar ispir 'de yolcuyu indirdikten sonra , beni mutlaka döverler. ispir'e indik. Ben , yirmi metre kadar otobüsün uzağına geçtim. Beklemeye başladım.Baktım , şoförle muavin bana doğru geliyorlar.Cebimde bir çakı bıçağı vardı. Dedim , eğer bana vurursalar ; çaresiz bıçağımı kullanacaktımŞoför geliyor , ben korkuyorum.Geldi , yaklaştı ve yine hayatımda duyup ta sevineceğim bir söz etti , şoför : " Ola gardaş gusura bağma , hemi . Ambu eş.........k muavin , ey bağlamamiş bavulun. " Ben de dedim : " Önemli değil , " Bana bir ip verdiler , bavulu sardım sarmaladım.
Köyün kamyonuna bindim.Elimde patlamış bir bavul.Sağ bacağım , dizime kadar foseptik kokuyor.Ayaklarım şişmiş.Öylece köye girdim.Nasıl unuturum , yakın zamanlarda arabamla ispir'e giderken , hep o çeşmenin önünde durup , o günü hatırlarım. Unutamam ki , nasıl unutayım , memlekette bana yer vermeyenler de , et tırnaktan ayrılmıyor ki ayırayım.
Sağlıcakla Kalın
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.