
Ömer Faruk Kızılkaya
SEÇİM YAKLAŞTI, PROJELER NEREDE?
Kıymetli Dostlar,
Malumunuz bir mahalli seçim daha yaklaştı ve şehrimizde de hummalı bir seçim çalışması başlamış durumda. Ben de seçim çalışmalarını medyadan ve çevremdeki insanların reflekslerinden hareketle takip ediyorum.
Gündem kalabalık, tartışmalar had safhada. Büyükşehir seçimlerinde rekabet iki parti arasında sürüyor: AKP- MHP. Herkes bir şeyler söylüyor ama kimse adam gibi bir proje sunmuyor.
En ciddi söylenen projeler SEKMEN’den geldi. SEKMEN dedi ki:
Erzurum’a hayvanat bahçesi yapacağım. Suları temizleyeceğim. Evsiz kimse kalmayacak. Erzurum’u hayvancılıkta merkez haline getirip markalaştıracağım. Hayvan ürünlerini değerlendireceğim.
Hayvancılık ile ilgili kısımlar çok değerli projeler bana göre. Gerçekçi söylemler gibi görünüyor. Coğrafya derslerinde öğrendiğimize göre büyükbaş hayvancılıkta Erzurum- Kars Bölümü en önemli yerdir. Bu potansiyelin değerlendirilmesi ve SEKMEN’in olayı et ve deri işleme fabrikasıyla yönlendirmeyi düşünmesi bana umut verdi.
Sulara gelince: Neden suları temizliyorsunuz? Temiz suyu bir daha temizlemeye gerek var mı? (Yıllarca bize temiz olduğu ısrarla söylendi.) Katıldığı bir programda SEKMEN, arıtma tesisleri yapacağını ve suyun kalitesini arttıracağını söyledi. Bir gazetecimiz, suların yıllardır bize temiz diye sunulduğunu, burada halkı yanıltmanın olup olmadığını sordu. Bakan Bey (Recep AKDAĞ) bir an duraksadı. Cevval başkan namzedimiz hemen atıldı ve yıllarca içinden az suyun aktığı boruların kirlendiğini, çürüdüğünü vb. sorunlar olduğunu anlattı, altyapıyı değiştireceğini söyledi. Gazeteci şunu sormadı: Sayın SEKMEN biraz önce siz su tesisatını değişeceğim, demediniz. Arıtma tesisinden bahsettiniz. Bunlar aynı şeyler mi?
Mehmet ŞENER Bey’e cazip gelen ama bana inandırıcı gelmeyen bir proje de (ŞENER’in yazısından öğrendiğim için bilgi yanlışım olursa lütfen uygun bir dille yorum yazın düzeltelim.) “Evsiz kimse kalmayacak.” projesiymiş. Gönülden destekleyeceğim bir proje. Hele hele Erzurum gibi soğuk bir şehirde kışın en sert soğuklarında sürekli dua ettiğim kardeşlerim için bir yöneticimiz bir şeyler yaparsa ona kurban olunur. Ancak bu konu ile ilgili de kaygılarım var:
Ben bir inşaat şirketinden yeni yapılmış bir ev aldım ve bu eve yüklü para ödedim. Şirketin isminden başka bir şeyin olmadığını gördüm. Malzemeden çalındığını rahatlıkla söyleyebilirim. Şener, yazısında “evsiz kimse kalmayacak vaadi, iki üç yıl içinde gerçekleşebilir bir proje... Bin-iki bin yoksul insanı ev sahibi etmek, üstelik de bizzat belediye eliyle son derece mümkün ve olabilir bir şey...” demiş. Doğrudur yapılabilir bir şey ama evin kalitesi ve standardı hakkında bir şey söylenmemiş. Bu da bana çaresizlikle söylenmiş bir söz gibi geldi. İnşallah yapar.
Hayvanat bahçesi ise yaptığım saha araştırmalarına göre son derece gereksiz bir proje gibi görünüyor. Sebebine gelince:
Halk, Erzurum’un soğuk bir şehir olduğunu dolayısıyla getirilen hayvanların yaşatılabilmesi için büyük bir kapalı alan hazırlanması gerektiğini (bunu SEKMEN de programda belirtti zaten) söylüyor. Bunun da külfetli olacağını belirtiyor. Halk; bir ineğin bile üç bin liradan aşağı olmadığını, gelecek hayvanların sayısının ve çeşidinin maliyetinin yüksek olacağını, işin sadece hayvanı getirmekle kalmayacağını, bunların bakım masraflarının da (yem, bakım, çalışan maaşı, sağlık giderleri vb.)yüksek olacağını söylüyor.
Burada halkın çok mantıklı yaklaştığını belirtmem gerekiyor. Halk artık eski halk değil, sorguluyor. Ben de (Erzurum’un mevcut nüfusu fazla olmadığı için) girişlerde alınacak ücretin bunu amorti edemeyeceğini düşünmekteyim. Halk, bunun yerine iş sektörü açılmasını istiyor. Çünkü Erzurum’un önceliği hayvan çeşidi görmek değil işsizliktir.
Kamil AYDIN şu ana kadar büyük proje sunmadı. Neden böyle bir şey yaptı onu da bilmiyorum. Geçen seçime projeleriyle giren tek adaydı ama şimdi proje açıklamıyor. Bu da ilginç! Sadece sloganını biliyoruz: Yaşanabilir bir ERZURUM. Kulağa hoş geliyor ama bu, projesiz olmaz. Umarım bizlere sunacağı güzel projeleri vardır.
Kamil AYDIN konusunda belirtmem gereken şeyler var: Halk, Kamil AYDIN’ı gazetecilerimize rağmen seviyor. Erzurum merkezde önde görünüyor ama ilçeler işin içine girince şansını kaybediyor. Özellikle güney ilçelerden destek görebilmesi için ciddi projelerle ve doğru bir sunumla seçim çalışmalarını yürütmesi gerekmekte. Güney ilçelerimiz şu an AKP’yi destekleme kararı almış durumda. Normalde BDP’nin büyükşehir adayı olmasına rağmen AKP’ye destek verecekler. Sebebi basit: AKP’nin oylarını bölerseler MHP’nin seçimi kazanma ihtimali artar. “AKP güney ilçelere yine biraz hizmet götürür ama MHP götürmez” kaygısı taşımaktalar.
Kamil AYDIN’a burada seçimi kazanmak ve kalıcı olabilmek için tavsiyem, güney ilçelerimize önem vermesi ve onları da kucaklayabilmesidir. Projelerinde Karayazı’nın su sorununa, Tekman’ın çığ sorununa, bölgenin işsizlik sorununa çözüm üretecek projelerle bölgeye gitmelidir. Sonra da vaat ettiği projeleri kazanması halinde yerine getirmelidir. Yoksa rakibi herkesin malumu SEKMEN değil, ERDOĞAN’dır. Bu rakibi asla küçümsememelidir.
Bir başka sorun da tabanının seçim çalışmalarındaki kabadayıvari hareket ve söylemleridir. MHP tabanı üslup sorununa çözüm bulmalıdır. Maalesef Mehmet ŞENER’e yapılan yorumlardaki saldırgan ve ağır ifadeler rakiplerini daha kazançlı duruma getirmektedir. Kaş yapayım derken göz çıkarmaları Kamil AYDIN’a zarar vermekten başka hiçbir şeye yaramaz.
Bir Erzurumlu olarak geçen gün Başbakan ERDOĞAN’ın 10 Haziran 2010 mitingini (genel seçim mitingi) izledim. Orada bazı ifadeleri dikkatimi çekti. Daha önceden de izlediğim için biraz da kasıtlı olarak tekrar izledim. Satırbaşlarını vereyim:
Başbakan konuşmasında “Erzurum’a 650 trilyonluk yatırım yaptık bu oyunlar için.” dedi ve ekledi:
Uluslararası standartlarda tesisler kazandırdık Erzurum’a.
Palandöken gibi Konaklı’yı ayağa kaldıracağız. Konaklı beş yıldızlı otellerle, dört yıldızlı otellerle inşallah bu işin önemli bir merkezi olacak. Mevcut tesisleri asla çürümeye terk etmiyoruz.” Diyor ve sıralıyor müjdesini verdiği organizasyonları:
“2012 şubat ayında Kayaksever Gazeteciler Dünya Şampiyonası Erzurum’da yapılacak.
2012 mart ayında Buz Hokeyi Dünya Gençler Şampiyonası Erzurum’da yapılacak.
2012 nisan ayında Buz Hokeyi Dünya Büyükler Şampiyonası Erzurum’da yapılacak.
Yine şubat ayında Kuzey Disiplini Dünya Gençler Şampiyonası Erzurum’da yapılacak.
2013’te Kuzey Kombine Dünya Kupası, Snowboard Dünya Gençler Şampiyonası Erzurum’da yapılacak.
2014, Buz Pateni Dünya Gençler Şampiyonası Erzurum’da yapılacak.” diyordu ve ekliyordu: “Bunlar sadece kesinleşenler. Bunların dışında inşallah dünya Erzurum’a akmaya devam edecek.”
Bu vaatleri duyunca bir Erzurum çocuğu olarak üzüldüm. Boş geçen son 3 seneye üzüldüm. Maalesef “kesinleşen” organizasyonların hiçbiri yapılmadı. Şu günlerde küçük bir müsabaka gündemde, ya diğerleri? Bu seçimlerde de aynısı olacak mı, merak ediyorum. Erzurum’da çok güzel organizasyon yapılabilirdi. Oysa atlama kuleleri cağ kebabı yenen, çay içilen, hatıra fotoğrafı çekilen bir yer oldu. Harcanan milyonlara yazık değil mi? Sadece üç gün için mi koca tesis yapıldı?
Narman Buz Hokeyi takımı neden Erzurum’da maç yapamadı, kampını da dışarıda yapmak zorunda kaldı? Yerel yönetimle burada sınıfta kaldılar ama ya düzen devam ederse?
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.