Ömer Faruk Kızılkaya

Ömer Faruk Kızılkaya

DOĞUDAN KAÇAN KURTULUR

Son günlerde il haberlerini takip ederken milletvekillerimizin şehrimize anlam veremediğim şekilde ilgi gösterdiklerini gördüm. 1001 Hatim vesilesi ile şehrimize gelen bakanımız ve diğer milletvekillerimiz olur ya küçük bir ihtimal de olsa bu satırları okur diye Erzurum insanının yıllardır dile getirdiği bir konuyu ele almak istiyorum. Olur ya sağır sultanlar belki benim avazımdan bir şey duyarlar.

Erzurum’un sanayi ve ticaret anlamındaki basiretsizliğinden, bu konudaki geri kalmışlığından, Erzurumlu işadamlarının topraklarına yatırım yapmama gerekçelerinden bahsedeceğim.

“Bugün bir milyon lira param olsa ne yapardım?” diye düşündüm geçenlerde. Bir süre cevap aradım bir sürü cevap buldum. Yarıdan fazlası bu şehirden gitmekle alakalıydı. Bu şehirde yapabileceğim en mantıklı yatırım ev alıp kiraya vermek oldu. Buna gülebilirsiniz çünkü ben de güldüm. Ama ciddi ciddi verebildiğim en güzel cevap bu oldu.

Erzurum insanı bir konu hakkında detaylı düşünmez, irdelemez, kafa yormaz, konuyu işine geldiği gibi yorumlar. Bu da dedikodu yapmak için yeterli malzemeyi verir. Gerisine bakmaz, çünkü istediğini almıştır. O konu etrafında döner durur. Bir iki örnek verecek olursak:

Ergaz Erzurum’dan gitti dedikodu konusu oldu.

Vay efendim neymiş? Burada kazanmış büyüyünce Erzurum’a sırt dönmüş.

Adnan Polat neden Erzurum’da fabrika kurmuyormuş.

Erzurum insanı memleketine karşı hainmiş. Burada palazlanan soluğu dışarıda alıyormuş.

Bugüne kadar birçok aydınımız dile getirdi, gazetecimiz haber yaptı veya köşelerinde yazdı. Doğu vilayetlerinin geri kalma sebebi iklimidir. Bir de duyarsız milletvekilleri ile vekil seçmeyi beceremeyen, seçtiği vekile hesap sormaya korkan halkıdır.

Allah aşkına Erzurum’u örnek olarak incelersek:

Erzurum’da kış uzun sürer, doğru mu?

Erzurum’da tarım bu yüzden çeşitsizdir ve tek sefer yapılır, doğru mudur?

Bu durum hammadde sıkıntısı doğurur mu? Bu da sanayinin gelişmesini engeller mi?

İklim yüzünden tarım ürünlerinin çoğu dışarıdan geliyor mu? Buna da nakliye masrafı vb. masraflar eklenince aynı ürün Batıdakine göre daha pahalıya alınıyor mu?

Hayvancılık yapacak olsak, hayvanlar uzun süre ahırda hazır tüketir mi? Yani hayvanın kışlık yiyeceği ekstra masraf mıdır? Hele hele 2012 yılı gibi düzensiz yağmurlar nedeniyle otlar zamanında kaldırılamadığı için (ya da ürün zamanında su alamadığı için kuruduğu için)saman sorunu yaşanabiliyor mu?

Kışın uzun ve sert geçmesi yüzünden ısınma sorunu yaşanıyor mu?

Bu sorunu aşmak için yüklüce bir miktar kaynak ayarlanıyor mu?

Kışın uzun ve sert geçmesi insanların kapalı ortamlarda vakit geçirmesine sebep olduğu için hem sosyal faaliyetlerde sınırlılığa hem de bazı iş gruplarının mevsimlik yapılmasına (çay bahçesi gibi) sebep oluyor mu?

Tüm bu olumsuzluklara rağmen Batıdaki çiftçi, esnaf, vatandaş birbirine denk sayılacak vergiler veriyor mu?

 Batıdaki aynı topraktan yılda iki kez ürün alıyor mu?

Tarım ürünlerinde Doğu’daki kadar mahrum mu? (Çeşit var ama fiyat artışı, alım gücünü olumsuz etkilediği için bir mahrumiyet doğuyor.)

Bizim buralara nispeten Batıda iş gruplarının devamlılığı mümkün mü?

Sosyal hayat daha canlı mı? Buna yönelik iş sahaları oluşturulabiliyor mu?

Deniz, kıyısı olan şehirler için bir nimet mi? Ondan hem turizmde hem deniz ürünlerinde hem de ulaşımda faydalanılabiliyor mu?

Isınma sorunu yaşıyor mu? Ya da buradaki vatandaş kadar yakıyor mu?

Doğudaki vatandaşın kışlık yakıt parası diye ayırdığı parayı Batıdaki ya tatil için ya da yatırım için kullanıyor mu?

Ee, biz şimdi eşit miyiz ki aynı vergilerden mükellef tutuluyoruz?

Gökyüzüne tente geremeyeceğimize göre veya Doğunun havasını ısıtamayacağımıza göre devletin birtakım sorunları halledebilmesi için insanını ciddiye alması, onları aptal yerine koymaması gerekiyor. “Şartlara uygunluk” ilkesini prensip haline getirmesi gerekiyor. Doğunun cazibesini artırması gerekiyor. Bu sayede işsizliğe de göçe de çare bulmuş olur.

Buna karşılık Doğu halkının da vekil seçerken cevval, halkının hakkını arayan, sorunları dile getirebilen, mert, gözü pek vekiller seçebilecek seviyeye ve duyarlılığa gelmesi gerekiyor. ayrıca Doğu halkının seçtiği vekile hesap soracak bilince de sahip olması gerekiyor. Bu sayede Doğu, kaderine küsmüş izlenimi vermekten kurtulmuş olur. Sözüm ortaya hissesi olan alsın.

Gelelim Erzurum dışında iş kurma olayına: Tüm bunları görünce siz olsanız burada yatırım yapar mısınız?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ömer Faruk Kızılkaya Arşivi

HOCAMIN ŞİİR KOKAN ELLERİNİ ÖPÜYORUM

01 Aralık 2022 Perşembe 22:37

SİHİRLİ SÖZCÜKLERİ UNUTTUK MU?

04 Kasım 2022 Cuma 13:09

TABYALAR HER ZAMANKİ GİBİ SAHİPSİZ!

14 Mart 2022 Pazartesi 09:33

ERZURUM’DAN GÜZEL HABERLER VAR

11 Ocak 2022 Salı 08:19

EKONOMİ KIRMIZI ALARM VERİYOR

20 Aralık 2021 Pazartesi 19:48

İĞRENÇ BİR HAFTANIN ARDINDAN…

26 Kasım 2021 Cuma 18:19

KASIM DADAŞIN HÜZÜN AYIDIR

15 Kasım 2021 Pazartesi 13:34